9 Aralık 2012 Pazar

Böcek Egzersiz Aleti İcadı

http://www.dunyaninilkleri.com/wp-content/uploads/2012/12/bocek-egzersiz-aleti-300x225.jpg

Böcek Egzersiz Aleti

bocek egzersiz aleti 300x225 Böcek Egzersiz Aleti İcadı

böcek egzersiz aleti

Dünyadaki en tuhaf icatlar arasında yer alan böcek egzersiz aletinin icat amacı hala ne olduğu tam olarak bilinememektedir. Ancak mucitin görüşü böceklerin yaşantısını daha hareketli bir hale getirmekmiş.

Mucit: Tom Patent Tarihi: 1988

Sıkça sözü geçen “eskiden doğaya daha önem veriyorduk” söyleminin doğruluğunu ispatlayan bir icat. Böceklerin yeterince hareketli bir yaşama sahip olmadığından endişe eden Tom, böcekler için bir egzersiz aleti üretmiş. Bu sayede böcekler daha fazla hareket edip egzersizler yapabilecek. Bu son derece önemli icadın böcekler tarafından takdir görüp görmediği ise hala merak konusu.

Kaynak: Chip


Böcek Egzersiz Aleti İcadı

İngilizce KPDS Hazırlık

http://www.dunyaninilkleri.com/wp-content/uploads/2012/12/ingilterede-ingilizce.jpg

ingilterede ingilizce İngilizce KPDS Hazırlık

ingilterede-ingilizce

İş hayatında olan, kariyer yapmak isteyen herkes mutlaka dil ile ilgili problemlerini çözmesi gerekir. Daha önce şirketler çalışanlarının beyanatı ile dil konusunu kabullenirken artık bu zamanlarda farklı otoriteler tarafından yapılan yabancı dil sınavlarını şart koşuyorlar.

Bu sınavların öncelikli olanları şüphesiz Kpds sınavıdır. Her sene iki defa yapılan ve devlet daireleri dahil bir çok kurumsal kurumun kabul ettiği kpds sınavına girerek bu sınavlardan yüksek not almanız oldukça önemlidir.

Normal şartlarda ingilizceniz çok iyi olsa bile bu sınavlardan yüksek puan almak mutlaka belirli bir çalışmayı gerektirir. Senelerdir bu sınavlara nasıl çalışılması, sınav sırasında neler yapılması gerektiği veya nasıl bir motodoji izlemesi gerektiği konusunda araştırmalar yapılmakta, farklı çalışma yöntemleri denenmektedir. Şüphesiz tüm çalışmaların bu sınavlardaki puanlarınızı yükseltmede etkisi olsa da zaman kıstasını dikkate alarak bazı çalışma şekilleri oldukça önem kazanmaktadır.

Peki Kpds sınavına nasıl hazırlanmalıyız?

Öncelikle ingilizce temeliniz olması gerekiyor. Bu sınavlara hazırlanırken mutlaka belirli bir seviyeniz olmalı ve bunun üzerine eksikliklerini tamamlamalısınız. Bu çalışma metotlarından en önemlileri şüphesiz kpds kelimeleri araştırılarak öğrenilmesi gerekiyor. İngilizce kelime öğrenmek gerçekten istikrar, disiplin isteyen bir noktadır. Bunun için her gün düzenli olarak belirli zamanınızı bu konuya ayırmanız gerekmektedir.

Kpds Kelimelerinin nasıl hazırlanmalı ve nasıl çalışılmalıdır?

Kpds kelimeleri her hangi bir resmi kurum tarafından açıklanmamıştır. Sadece bu konuda yıllardır eğitim veren araştırma yapan değerli hocalar ve araştırmacıların analizleri sonucu bu sınavlarda çıkmış olan kpds kelime listesi bulunabilir ve çalışılabilir. Elbette çalışmak için tüm kelimeleri aynı gün çalışmaya çalışmamalısınız. Mesela önünüzde 800 tane kelime varsa hergün 20 tane kelimeyi iyice öğrenmek, ezberlemek, örnek ingilizce cümleleri inceleyerek bu cümleleri kendiniz de üreterek farklı ve etkin bir çalışma planı hazırlamalısınız. Hergün 20 kelime çalışırsanız 40 günde 800 kelimeyi de ezberinize almış olursunuz ve sınava kadarda bu ağır çalışmanızı azaltarak sadece ezberlediğinizi aklınızda tutarak çalışmanıza devam edebilirsiniz.

Ne kadar süre ingilizce kelimelere çalışırsam öğrenirim?

İngilizce kelime çalışmak aslında bitmeyen bir aktivitedir ama bitmeyen bir aktivite demek sizi sakın motive eksiliğine sevketmesin. İlk başlarda belki günde 1 saatinizi bu çalışmaya ayıracaksınız ama zamanla ve kelimeleri öğrendikçe bu öğrenim kendi kendine olacaktır. Yani mesela bir ingilizce metin okurken orada gördüğünüz yeni kelimeleri herhangi bir ekstra çalışma gerekmeden öğrenebileceksiniz. Bu bakımdan ingiliz kelime öğrenmek aslında bitmeyecek bir aktivitedir.

Çalışmaya başlamadan önce öğreneceğiniz kelimelerin bir listesini çıkartın ve ilk etapta geriye dönüşsüz olarak bu kelimeleri ezberinize alın. İlk turu tamamladıktan sonra ise belirli bir çalışma temposunda devam ederek ingilizce kelimeleri dağarcığınızda kalmasını sağlayın.

İngilizce kelime ezberlemek nasıl olur?

Kelimeler hayatımızda diğer insanlarla iletişim sağlayan en temel yöntemdir. Bu kelimelerde ustalaşmak sizin hayattan daha fazla zevk almanıza daha sosyal bir insan olmanıza ve daha tatminkar günler geçirmenizi sağlar. Bu bağlamda kpds kelime ezberleme için yapmanız gereken çalışmalara kesinlikle daha fazla ağırlık vermelisiniz.

Tüm bu çalışmaların ışığında unutmamanız gereken yegane nokta bu hayattan maksimum faydayı sağlamak sizin kendinize yapacağınız yatırım ile doğru orantılıdır. Bu yüzden kendinizi ne kadar geliştirir ve ne kadar eğitiminize önem verirseniz gelecek günlerde bu çalışmaların meyvesini o oranda toplarsınız.

Kaynak: http:// ingilizcekelime.org


İngilizce KPDS Hazırlık

Odessa Günlük Ev

http://www.dunyaninilkleri.com/wp-content/uploads/2012/12/odessa.jpg

odessa Odessa Günlük Ev

odessa

Odessa şehri uzun süre Türk hakimiyetinden sonra Ruslar’ın 1794 yılında “Hacıbey” ismiyle bilinen bu şehirin ismini değiştirmiştir. O günden bu yana Odessa ismi ile bilinen bu şehir, günümüzde Ukrayna’nın güneybatısında yer almaktadır.

Ukrayna sınırlarının en önemli liman şehri olması da bu şehri önemli kılmaktadır. Yaklaşık bir milyon nufusa sahip bu şehir, köklü bir tarihi içerisinde barındırmaktadır. 1923 yılına dayanan Türkiye konsolosluğu halen faaliyetini sürdürmektedir.

Odessa şehri, limanın üstünde bir tepede kurulmuş olması, hoş manzaraları ile bilinir. Eski tarihte Karadeniz’in incisi şeklinde isimlendirmeler de yapılmıştır. Dünyanın en güzel kadınlarından oluşan şehri olarak da günümüzde adından sık sık bahsedilmektedir. Tarihi operası, kent merkezinde bulunan Potemkin Merdivenleri, Vorontsov, Tolstoy, Brzozowski ve Potocki Sarayları ünlü gezilmesi gereken tarihi miraslarıdır. Odessa’da ayrıca yer altında bulunan ve kireç taşından yapılmış olan evler, her yıl binlerce turistin ilgisini çekmektedir. Şehir içindeki fıskiyeler ve parklar Odessa’ya ayrı bir şirinlik katmaktadır.

Odessa hem yerel, hem de uluslararası mutfağa hitap eden yemekleri ile de beğeni toplamaktadır. Alkol oldukça fazla tüketilen bir şehirdir. Bira, şarap ve votka en popüler alkollerdir. Alkoller oldukça ucuz fiyatta kolay erişilebilen yerlerde satılmaktadır. Ukrayna’nın en önemli alışveriş merkezlerinden biri olan bu şehirde, çeşitli mozaikler, aksesuar, mücevher ve birçok butik mağazası ile gelen turistlerin beğenisini kazanmıştır.

Tüm bu güzellikleri ile bugün 130′dan fazla milletin yaşadığı bu şehire gidecek olursanız, konaklama için Odessa günlük ev seçeneğinizin olduğunu hatırlatmak isteriz. Odessa günlük ev kiralamalarınız ile dilediğiniz konforu yakalayabilir, bu eski liman şehrindeki tarihi yerleri gezebilir, alışveriş yapabilir, akşamüstü ünlü restorantlarda yemek yiyip alkol alabilir, günün yorgunluğunu odessa günlük  evleri ile en ekonomik ve konforlu şekilde atabilirsiniz.


Odessa Günlük Ev

Dünyadaki İlk Kedigözü

http://www.dunyaninilkleri.com/wp-content/uploads/2012/12/kedigozu.jpg

Dünyadaki İlk Kedigözü

kedigozu Dünyadaki İlk Kedigözü

kedigözü

Dünyadaki ilk kedigözü İngiliz Percy Shaw tarafından 1934 yılında patenti alındıktan sonra üretilmiştir.

Kedigözü üretimi o yıllarda 2. dünya savaşı nedeniyle biraz gecikmiş ve Percy Shaw ‘ın hedeflediği kapasiteye ulaşamamıştır. O yıllarda sis ve karanlıkta yolculara yardımcı olmayı amaçlayan Percy Shaw, kedigözünün icadı ile az ışıkta dahi ışığı yansıtan özelliği ile yolculara yardımcı olmayı amaçlamaktaydı.

 


Dünyadaki İlk Kedigözü

6 Aralık 2012 Perşembe

Tüp Bebek Tedavisi


Tüp bebek yöntemi Lesley ve John Brown çiftinin Cambridge Üniversitesi’nde Robert Edwards ve jinekolog Patrick Steptoe’nun araştırmasını duyarak ortaya çıkmıştır. Doktorlarla yaptıkları bir anlaşma sonucunda yumurta ve spermlerinden laboratuvar ortamında döllenmiş embriyon üreten doktorlar, bunu Brown 'un döl yatağına yerleştirmeyi başarması ile başarı ile gerçekleşmiştir.
Günümüzde oldukça yaygın hale gelen bu yöntem, çocuk sahibi olmak isteyen insanların tüp bebek yöntemine başvurarak istedikleri çocuk özlemine kavuşmaları sağlanıyor. Prof. Dr. Cem FIÇICIOĞLU, Türkiye'de tüp bebek yöntemini başarı ile gerçekleştiren önemli isimler arasında yer almaktadır.
Tüp bebek yöntemi, kısaca laboratuvar ortamında döllenmeyi sağlamak, ardından embriyo adı verilen bu döllenmiş yumurtaları anne adayının rahmine yerleştirmek suretiyle yapılan tıp yöntemidir. Bu sayede kısırlık sorunu yaşayan çiftler, bu tedavi yöntemi ile çocuk sahibi olabilmektedirler.
Tüp bebek tedavisi ayrıca kısırlık sorunu yaşayan, sperm sayısı az veya hiç bulunmayan erkeklerin tedavisinde mikroenjeksiyon adı verilen teknikle son yıllarda bir devrim niteliği taşımaktadır. Son yıllarda yapılan tüp bebek tedavilerinin büyük oranda başarı ile gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz.
Tüp bebek yöntemi ayrıca bazı faydalar sağlamaktadır. Normal bir gebelik sürecinde gerçekleşebilecek bir takım riskler bulunmaktadır. Bu riskler tüp bebek yöntemi ile karşılaşılma riski yüzde sıfır oranına inmektedir. Tüp bebek embriyosunda yapılan testler sayesinde hastalık ihtimali de ortadan kalkmaktadır. Normal gebelik sürecinde gebeliğin 4. haftasında tespit edilebilen bu hastalıklar, tüp bebek yönteminde laboratuvar ortamında tespit edilip, anne rahmine yerleştirilmeden kontrol imkanı sağlamaktadır.
Prof. Dr. Cem FIÇICIOĞLU, 2005 yılından itibaren günümüzde İstanbul Yeditepe Üniversitesi'nde akademik kariyerini sürdürmektedir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan Prof. Dr. Cem FIÇICIOĞLU tüp bebek yöntemi ile çiftlere çocuk sahibi olmaları konusunda yardımcı olmaktadır.

9 Kasım 2012 Cuma

Amedeo Avogadro

Amedeo Avogadro Biyografisi


avogado Amedeo Avogadro

amedeo avogadro


 Lise yıllarında fizik ve kimya okumuş olan herkes Amedeo Avogadro ’nun adını bilir. Zira o, “aynı basınç ve sıcaklıkta, eşit hacimdeki gazlar eşit sayıda molekül içerir” şeklinde özetlenebilecek olan “Avogadro Yasası”nı keşfeden ve bir gramda bulunan molekül sayısını ifade eden 6.0248 X10^23 rakamını yani “Avogadro Sayısı” nı bulan kişidir.1776 yılında, İtalya’nın Torino Kenti’nde doğan ünlü fizik ve kimya bilim adamı Amedeo Avogadro, aile geleneğini sürdürerek önce hukuk ve felsefe öğrenimi yaptı; 1789’da felsefe, 1792’de hukuk felsefesi diplomasını, birkaç yıl sonra da din hukukundan doktarasını aldı. Fakat çok geçmeden doğa bilimlerine ve fen bilimlerine duyduğu ilgi onu yoğun bir kendi kendine eğitim faaliyeti yapmaya yöneltti.


Amadeo Avogadro Çalışmaları


  1800-1805 yılları arasında matematik ve fizik okudu. Bu sayede 1809’da Vercelli Kraliyet Koleji’nde matematik ve fizik eğitmenliği yapan Amedeo Avogadro, 1821’de Torino Üniversitesi’nde yüksek fizik profesörü oldu. Donna Felicita Mezzi ile evliliğinden altı çocuğu oldu. Amedeo Avogadro, kendinden iki yıl önce gazların bileşimi hakkında bazı önemli kanunları bulan Gay Lussac’ın çalışmalarından yararlandı ve Lussac Kanunları’nı molekül teorisine uyguladı. Atom ile molekül arasındaki ayrımı da ilk kez farkeden ve buna işaret eden Avogadro, 1856’da öldüğünde fizik ve kimya bilimlerine ve özellikle de Molekül Teorisi’ne yaşamsal önemde katkılarda bulunmuştu.Ünlü İtalyan bilim adamı Amedeo Avogadro, 80 yaşında dünyaya gözlerini yumduğunda bilim dünyası, onun bilimsel katkılarının büyük öneminin farkına henüz varmamıştı. Onun bilimsel katkılarının büyüklüğünü ortaya çıkarmak bir başka İtalyan kimyacısı olan Cannizzaro’ya düştü.

1860 yılında yapılan bir bilimsel toplantının ardından, Avogadro’nun kimya alanında oynadığı büyük rol, tüm bilim dünyası tarafından kabul edildi. Avogadro’nun kendi adıyla anılan yasa ve sayı olmasaydı, kimya ve fiziğin bugünkü gelişkinlik düzeyine ulaşması düşünelemezdi. En önemli yapıtı; “Cisimlerin Temel Moleküllerinin Bağıl Kütlelerini ve Bileşimlere Katılma Oranlarını Belirleme Yöntemi Üzerine Bir Deneme”dir.





Amedeo Avogadro, Torino, İtalya’da, köklü ve asil bir aile olan Piedmont ailesinin bir üyesi olarak dünyaya geldi. 20 yaşında, kilise eğitimi bitirip çalışmaya başladı. Ancak kısa bir süre sonra kendini fizik ve matematik alanındaki çalışmalara adadı. 1809′da bu dalları, Vercelli’deki bir lisede (liceo) öğretmeye başladı.


1820′de, Turin Üniversitesi’nde fizik profesörü oldu. 1821′deki Sardinia Kralı’na karşı olan ayaklanmalarda aktif rol aldı. Bunun sonucu olarak da 1823′te üniversitedeki görevinden alındı. Ancak Avogadro’nun da sahip olduğu fikirler zamanla – Savoy krallarının da katkılarıyla – daha kabullenilir oldu ve 1848′de Charles Albert, modern anayasayı açıklayınca Avogadro Turin’deki görevine geri getirildi. 20 yıl daha burda profesörlüğe devam etti.


Çok düzgün ve dinine uygun bir hayat sürmüşe benzeyen Avogadro ‘nun özel hayatı ve politik yaşamı hakkında çok az şey bilinmektedir. Felicita Mazzé’yle evliydi ve altı çocukları oldu. Bazı tarihi çalışmalar, Sardinya’da, Charles Albert’ın modern anayasasıyla son anda önlenen bir ayaklanmayı maddi açıdan desteklediğini savunmaktadır. Ancak bu konuda çok az bilgi olduğundan, iddialar ancak kuşku olarak kalmıştır. Avogadro, istatistik, meteoroloji ve ölçü sistemlerinde önemli rollar oynamıştır. Aynı zamanda Halk Bilgilendirilmesi Kraliyet Üstün Konseyi’nin de bir üyesiydi.


Avogadro ‘nun molarite ve moleküler ağırlık konusundaki çalışmalarının anısına, bir mol, Avogadro sayısı olarak adlandırılmıştır. Bunun değeri yaklaşık olarak 6.02214199 × 1023′tür. Johann Josef Loschmidt, Avogadro sayısını ilk hesaplayandır ki, sabit, hala Loschmidt sayısı olarak da anılır. Avogadro sayısı, genellikle kimyasal tepkimelerinin sonuçlarını ölçmede kullanılır ve kimyagerlerin, maddelerin tam olarak hangi oranda tepkimede bulunduklarını belirlemelerine yardımcı olur.


Vercelli’de kaldığı dönemde, defterine şöyle bir not düşmüştü.


aynı hacimdeki gazlar, aynı sıcaklık ve basınç sağlandığı halde, aynı sayıda moleküle sahiptirler

Bu not kimyanın geleceği için çok önemliydi; çünkü bugün Avogadro yasası olarak adlandırdığımız yasa bu hipotezi öne sürer.


Bu notu, De Lamétherie’nin Journal de Physique, de Chimie et d’Histoire naturelle’e (Fizik, Kimya ve Doğa Tarihi Dergisi) yolladı ve 14 Temmuz, 1811′de, Essai d’une manière de déterminer les masses relatives des molecules élémentaires des corps, et les proportions selon lesquelles elles entrent dans ces combinaisons (Ana moleküllerin göreceli kütlelerini ve tepkimeye girdikleri oranları belirlemeye dair bir deneme) başlığıyla yayınlandı.


Avogadro yasasına göre, değişik gazların aynı hacimlerinin kütlelerinin arasındaki ilişki, aralarındaki moleküler ağırlık farklarıyla doğrudan ilişkiliydi. Bu nedenle de değişik moleküler ağırlıkların gaz örneklerinin kütlelerinden hesaplanabileceğini söylemiştir.


Amedeo Avogadro, bu fikrini, Joseph Louis Gay-Lussac’ın 1808′te yayınladığı yasasının ardından öne sürmüştür. Avogadro’nun en zorlandığı şey, zamanın bilimadamlarının, atomlar ve moleküller hakkındaki kesin fikirlerinin tam oluşmamasıydı. Nitekim ki Avogadro’nun en büyük katkılarından biri, molekülle atom kavramlarını birbirinden ayırmada basit parçaların da moleküllerden oluştuğunu ve bunların atomlardan oluşabileceğini göstermesidir. Mesela, John Dalton bu olasılığı göz önünde bulundurmamıştır. Avogadro, aslında “atom” kelimesini kullanmamıştır; çünkü hem “atom”, hem de “molekül” kelimeleri aynı anlamda kullanılıyordu. Onun yerine, Avogadro, üç çeşit “molekül” olduğunu ve bunlardan birinin de “ana molekül” (bizim kullanımımızla “atom”) olduğunu savunmuştur. Aynı zamanda kütleyle ağırlık kavramlarını ayırmaya özellikle önem vermiştir.


Avogadro, 1814′te, Mémoire sur les masses relatives des molécules des corps simples, ou densités présumées de leur gaz, et sur la constitution de quelques-uns de leur composés, pour servir de suite à l’Essai sur le même sujet, publié dans le Journal de Physique, juillet 1811′u (Fizik Dergisi’nde 1811 Temmuz’unda yayınlanan aynı konudaki bir denemeyle uyuşması için moleküllerin göreceli kütleleri ya da gazların yoğunlukları ve oluşturdukları yapılar üzerine birkaç not) yayınladı.


1821′de, kısa süre arayla iki tane daha yayınladı: Nouvelles considérations sur la théorie des proportions déterminées dans les combinaisons, et sur la détermination des masses des molécules des corps (Tepkimelerdeki sabit oranlar teorisi ve molekül kütlelerinin belirlenmesi üzerine yeni değerlendirmeler) ve Mémoire sur la manière de ramener les composès organiques aux lois ordinaires des proportions déterminées (Organik yapıları, belirlenmiş oranlar yasasına göre geri getirme üzerine gözlem). 1841′de, tüm çalışmalarını tamamlayarak, dört cilt halinde, Fisica dei corpi ponderabili, ossia Trattato della costituzione materiale de’ corpi’de bastı.


Bilim dünyası, Avogadro ‘nun teorisine çok önem vermediğinden, teori hemen kabul edilmedi. André-Marie Ampère, üç yıl sonra farklı yöntemlerle aynı sonuçları bulunca da bir şey değişmedi.

Ancak; Charles Frédéric Gerhardt, Auguste Laurent ve Williamson’ın organik kimya üzerinde yaptığı araştırmaların sonucunda teorinin doğrulu test edilebildi.


Ne yazık ki, yapılan bazı deneylerde, bazı anorganik maddeler yasanın dışına çıktı. Bu konudaki kesinlik ancak 1860′ta, Avogadro’nun ölümünden dört yıl sonra yaratıldı; Stanislao Cannizzaro, bu eksepsyonların, bazı gazların moleküllerinin belirli sıcaklıklarda bağlantısızlık yaşamasından kaynaklandığını açıkladı. Ayrıca, Avogadro yasasının sadece moleküler kütlenin değil, atomik kütlenin de bulunmasını sağladığını savundu.


Rudolf Clausius’un kinetik teorisi, Avogadro‘nun yasasını destekleyen başka bir kanıt sundu. Çok süre geçmeden, J. H. van ‘t Hoff’un sıvılarla gazların davranışlarının benzerlikleri üzerine yaptığı çalışmalar, Avogadro’nun kanununu son kez onayladı. O zamandan beri de, Amedeo Avogadro, atomik teorinin babası olarak kabul edilir.




Amedeo Avogadro